Bu hafta sonu Beylikdüzü Migros AVM’deyim.

Evet, en yeni ve en uzak gezegen olarak tanımlanan Beylikdüzü, İstanbul’un yeni yerleşim yerlerinden biri. Beylikdüzü Migros AVM ise bölgenin en kıdemlilerinden… Uzun zamandır gitmeye niyetlendiğim ama şehir merkezine uzaklığından dolayı hep yolunu gözümde büyüttüğüm Avm’de bakalım ne var ne yok?

Güvenlik sisteminden geçiş yaptım ve içerde beni bir anons karşıladı. Elbette ki bu anons bugüne kadar ziyaret ettiğim avmlerin arasında duyduğum en farklı anonstu. Küçücük yüreğiyle seslenen bir cimcime: “Gel vatandaş gel, bu ürünler organik, her şey 10 lira !” diyerek çağrıda bulunuyordu. :) Anons alanına gittiğimde ise gördüm ki aslında kocaman yüreklerini ortaya koymuş bir avuç çocuk, lösemili kardeşlerine destek olmak adına el ele tutuşmuşlar. Sonrasında anladım ki Beylikdüzü Migros AVM, ziyaretçilerine keyifli bir paylaşımı ve minik yüreklerin büyüklüğünü ortaya koymak için oldukça farklı bir projeyi hayata geçirmişler.

AVM’ye gidenler bilir ki hayli büyük bir açık otoparkı olan Avm, aynı alanda küçük bir sera alanı oluşturulmuş ve bu alanda çocuklar tarafından yetiştirilen organik ürünler ise “Komşu Köy” projesi çatısı altında satışa sunulmuş. Tamamen gönüllü bir hareketin parçası olmayı seçmiş olan minicik cüsselerinin içindeki kocaman yürekler ise meğer pazarcı olmuşlar. :) Her minik pazarcının tezgahında Lösev kumbarası var ve aldığınız ürünün ücretini kumbaraya atıyorsunuz.

Tabi ki böyle bir organizasyona kayıtsız kalmak ne mümkün? Hadi bakalım, pamuk ellere cebe dedim, alışverişimi yaptım, pazarcı olan bir küçük hanıma ücretini uzattım. Aldığım cevap şöyle oldu: “Ee şey biz paraya dokunamıyoruz, lütfen kumbaraya atar mısınız?” Tabi diyerek ücreti kumbaraya attım atmasına da, neden diye de merak etmedim değil. Sorup soruşturduğumda öğrendim ki çocukların o masum gönüllü hareketlerinin kapital odaklı bir taraf ile buluşmaması adına alınmış bir kararmış. Bu hassasiyetli yaklaşımı takdir ettiğimi de söylemeden olmaz. :) Çorbada bir tutam tuz da bizim olduğuna göre artık ziyaretimize devam edebiliriz.

Beylikdüzü Migros AVM, yüksek yüksek binaların tam ortasında, hepsine meydan okurmuşçasına yalnızca 3 kattan oluşuyor. Her zamanki gibi en üst katta konumlanan yemek katı acıkanların ilk çıkış noktası… Karmaşadan uzak az ve öz alternatiflerin olması, ne yiyeceğinizi düşünme sürecini kısaltıyor. Az katlı yapısı ile daha az yorularak diğer iki katta da alışverişinizi tamamlayabiliyorsunuz. Avm’nin yaya girişinin orta kattan gerçekleşmesi sebebiyle çay veya kahve molalarınızı verebileceğiniz mekanlar ise 2. katta konumlanmış durumda.

Beylikdüzü gezegenine yolu düşenler için, böyle güzel bir zihniyete ve duyarlılığa sahip bir yönetim anlayışı ile yönetilen iyi bir Avm’nin iyi bir tercih olacağını düşünüyorum. :)

içerik

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen bir isim girin