İK uzmanı Dilşad Uluca Köseoğlu: “İyi bir CV, sonuç almada yüzde seksen etkili”

KİOSKLA.CO/ÖZEL:Kariyer beklentileri olan milyonlarca insan için IK kavramı hayati önem taşıyor. Çünkü istedikleri bir şirkette ve pozisyonda iş sahibi olup kariyer basamaklarını emin adımlarla çıkmayı düşünen herkesin yolu IK’dan geçiyor. İş başvurularında olumlu sonuç almanın püf noktaları neler? En iyi CV nasıl hazırlanmalı? CV hazırlarken yapılan yanlışlıklar neler? İK’cılar mülakatta en çok nelere dikkat ediyorlar?… İş başvurusunda bulunacak olanları yakından ilgilendiren bu soruları KİOSKLA okurları için İK Uzmanı Dilşad Uluca Köseoğlu’na sorduk.

-Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1986 Üsküdar doğumluyum. 2009 yılında Kocaeli Üniversitesi İnsan Kaynakları Bölümü, 2012 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. İnsan Kaynaklarının hemen hemen her alanında bulunmuş olmakla birlikte ağırlıklı olarak işe alım, organizasyonel gelişim ve eğitim geliştirme kısmında yer aldım.

2010 yılında Fresh’n Soft markasıyla adını duyuran ıslak mendil üretimi konusunda sektörünün lideri olan Kardeşler Uçan Yağlar San A.Ş firmasında İnsan Kaynakları Sorumlusu unvanıyla yaklaşık 2 yıl görev aldım. Burada mavi ve beyaz yaka seçme yerleştirme, özlük işleri, eğitim organizasyonu, şirketiçi ve dışı çeşitli PR çalışmaları konularında iş dünyasına giriş niteliğinde güzel işler yaptığımı düşünüyorum. Sonrasında “işe alımı en iyi danışmanlık firmalarında öğrenebilirim” mantığıyla 2 yıl da İstanbul Bağdat Caddesi’nde bulunan Humanica İnsan Kaynakları Danışmanlık firmasında çalıştım. Burada ise swot analizleri, kişilik testleri, değerlendirme merkezi çalışmaları ile birlikte ağırlıklı olarak üst ve orta düzey seçme yerleştirme sürecinde yer aldım. 2 yıl da burada deneyimlendikten sonra tekrar fabrika IK’sına geri dönme kararı alarak yoluma et dünyasında tek isim olan Namet ile devam ettim. Burada da ağırlıklı olarak işe alım organizasyonel gelişim süreçlerinde bulundum. Yaklaşık 3 yıllık bir yol arkadaşlığımızın sonunda evlilik kararı alarak ayrıldım. Şuanda ise aydınlatma sektörünün önde gelen isimlerinden Kocaeli Dilovası’nda bulunan Pelsan Aydınlatma San. A.Ş firmasında İnsan Kaynakları Uzmanı olarak yoluma devam etmekteyim.

“İNSAN KAYNAKLARI”NIN TARİFİ VE KAPSAMI NE?

-İnsan kaynakları(İK) kavramının genel bir tarifini yapar mısınız?

İnsan Kaynaklarının günümüzde birçok anlatımı söz konusu fakat sade ve yalın bir ifade kullanmak gerekirse; insan kaynakları şirketlerin yaşamlarını sürdürebilmesi adına doğru işe doğru zamanda doğru insan kaynağını yerleştirerek bu durumun sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır diyebiliriz.

-İK kavramı geçmişten günümüze anlam açısından bir farklılık yaşadı mı? Yani geçmişte kavram neyi ifade ediyorsa bugün de aynı şeyi mi ifade ediyor?

Bunu iki türlü değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum. Aslına bakılırsa İnsan Kaynakları, küresel anlamda çok yol katetti. Dünyadaki IK’ya baktığımızda yapay zekânın da gelişmesiyle birlikte şuan Robot IK’cılığa geçiş evresinin başladığını duyar gibiyiz. Ülkemizdeki IK’ya bakacak olursak kurumsallaşmaya yönelik şirketlerde (özellikle yabancı ortaklı şirketlerde) insan kaynaklarının hakkını vererek icra edildiğini söyleyebiliriz. Ancak kimi şirketlerde ise hala eski mantığın sürdürüldüğünü ve personelcilikten öteye geçilemediğini üzülerek belirtmek isterim.

İnsan Kaynaklarının hakkını vermek!.. Tam da bu noktadayız sanırım. Aslında geçmişteki karşılığı Personel Yönetimi. Şirketin de çıkarlarını göz ardı etmeksizin çalışanların haklarının korunması, maaş ödemeleri, izin takipleri, eksik gün bildirimleri vs… Günümüzde ise personelciliği tamamlayan diğer İnsan Kaynakları faaliyetlerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Kişilik Testleri, Swot Analizleri, Mülakat Teknikleri, Eğitim Gelişim, Performans Yönetimi, Kariyer Planlama gibi tamamlayıcı ve destekleyici diğer unsurlar diyebiliriz. Bu gelişime ve değişime bakacak olursak değişen dünyamızda İnsan Kaynakları da oldukça gelişme göstermektedir.

“İNSAN KAYNAKLARI ŞİRKETİN BELKEMİĞİ”

-İK bir şirkette ya da kurumda nasıl bir işlev görüyor? Neden önemli?

İnsan Kaynakları aslında şirketin bel kemiğidir diyebiliriz. Sanayi Devrimi ile birlikte her ne kadar makineleşmiş olsak da günümüzde hala kritik noktalarda insana ihtiyaç durumu söz konusu. Bir fabrikayı inşa etmek kadar içerisine doğru kişileri konumlandırmak da o derece önemlidir. Zira insanlar olmazsa şirketler de yaşamlarına devam edemez.

-İyi bir kariyere sahip olmakla iyi bir CV’ye sahip olmak aynı şey mi?

Aslına CV’niz, kendinizi anlatmaya başlamadan önce sizin özet biyografinizdir. Kuşbakışı fotoğraf çekimi gibi düşünebilirsiniz. Kariyerinizde inişli çıkışlı dönemleriniz olmuş olabilir, şirketlerden ayrılma sebepleriniz çok çarpıcı olabilir ya da olmayabilir; okul hayatınız uzatmalarla geçmiş ya da okul birincisi olarak okulu bitirmiş de olabilirsiniz. Evet, tüm bunlar aslında sizi, yaşadığınız hayatı temsil eder ve kariyerinizde yolunuzun nereye gittiğini gösterir.

-Kişinin iyi bir CV hazırlaması yüzde kaç oranında işini kolaylaştırıyor?

CV’lerin mülakata geçmeden önceki ilk aşama olduğu düşünülürse bir hayli etkili olduğunu söyleyebilirim. Yüzde olarak bence yaklaşık % 80 diyebiliriz. Yanılma payını da göz ardı etmeyelim; insanız ne de olsa :)

-CV’yi mi yoksa karşılıklı mülakatı mı daha önemli görüyorsunuz? 

İkisi de birbiriyle ilinti ve bağlantılıdır diyebilirim. CV’yi incelemeden mülakat yapabilmemiz pek doğru olmayabilir. Adayın daha önce neler yaptığıyla ilgili ön bilgi edinirsek buna göre sektörel ya da kişi bazlı sorular yöneltebiliriz. İşte, tam da burada yetkinlik bazlı mülakat tekniği giriyor ki bu da tamamen ayrı bir röportaj konusudur diyebiliriz.

İŞ BAŞVURUSUNDA İLK KARŞILAŞMA ANI ÖNEMLİ

-İK’cı mülakat sırasında en çok nelere dikkat eder?

İyi bir IK’cı mülakat sırasında bir çok şeye dikkat eder, etmelidir. Sektöre ve pozisyona göre bu değişiklik gösterebilir, fakat genel olarak bahsetmemiz gerekirse:
Aslında buna adayın görüşmeye vaktinde gelmesinden, giyim tarzına, ses tonu ve konuşma şekline kadar tüm süreci dâhil etmekteyiz.

Biz IK’cılar değerli adaylarımızla ilk karşılama anımızı önemseriz.  Adayın gözlerini kaçırmadan hafifçe gülümseyerek, normal sertlikte sağlam bir tokalaşma en ideali diyebiliriz. Aday ile gerçekleştirmiş olduğumuz sözsüz iletişimlerimizde aslında onu analiz etmeye başlamış olduğumuz noktadır. Yüz ifadesi, ses tonu, el kol hareketleri, oturma biçimi adayı ele verir. Kendinden emin dik bir duruş, hafif gülümseyen bir yüz ifadesi, yumuşak ve kendini iyi ifade edebilen ses tonu ve konuşma şekliyle bizi etkilemeye çalışın.

MÜLAKATA AYNA KARŞISINDA HAZIRLANMAK

Aslında mülakat, adayın kendini sunum ve pazarlama sanatıdır. Ne kadar iyi okullar bitirmiş, ne kadar iyi şirketlerde uzun seneler çalışmış olursanız olun, aday kendini doğru ifade edemezse oyunu kaybeder. O yüzden mülakatlarda iletişim ve kendini doğru ifade edebilme her şeyin önüne geçer.  Kanıtlanmış bir orandır bu. Cümleler  %7, ses tonu %38, sözsüz iletişim dediğimiz mimikler ise  %55 oranında mülakatı etkiler. Bunun için mülakata hazırlanırken ayna karşısında hazırlanmak adaylara fayda sağlayacaktır.

– Genel olarak CV hazırlamada ne gibi hatalar yapılıyor?

CV yani Özgeçmiş, iş başvurularında adayın kendini ifade etmek için kullandığı mülakatı almak için kendini önce özgeçmişinde pazarlamaya çalıştığı birkaç sayfadan oluşan bir araçtır. Ama o birkaç sayfalık yazı adayın bir işe girip girememesinde oldukça etkilidir. Bu sebeple iyi bir CV hazırlamak da o oranda önemli olacaktır.

EN İYİ CV NASIL HAZIRLANMALIDIR?

CV hazırlama noktasını iki türlü değerlendirmek lazım. Dijital dünyanın hayatımızda artık çok aktif rol almasıyla birlikte, takdir edersiniz ki CV formatları da artık değişti. Senelerdir alışılagelmiş olan “Word” formatında klasik CV’den mi söz edeceğiz yoksa kariyer portallarında hazırlanan görüntülü CV’lerden mi? Bu seferlik klasik CV’yi ele alalım. Görüntülü CV ile ilgili sorular da bir başka röportaj konusu olsun.

UZUN CV’LER DİKKAT DAĞITIYOR

Klasik CV formatıyla ilgili konuşalım:

*Sayfa Sayısı: Özgeçmiş sayfa sayısı maksimum 2 sayfayı geçmemelidir. Uzun uzadıya yazılan CV’ler dikkat dağıtıyor.

*Profil Resmi: Adayların koymuş olduğu resimlerin hiçbiri ciddiyet içermiyor. Artık gelinlikle, kız / erkek arkadaşıyla, sahilde, ormanda resim koyan adaylara çok sıklıkla rastlayabiliyoruz. Bu da imajı sarsıyor.

*Yazı Stili ve Sıralama: CV yazı stili ve puntosu net ve anlaşılır olmalı, sıralama önemli. IK’cı CV’ye baktığında her şeyi net görebilmeli, bulmaca çözmemeli.

*Anlatım Dili: Anlatım dilinin sade yalın ve anlaşılır olması gerekir. Adaylar karmaşık ve devrik cümlelerden vazgeçmelidir.

*Eğitim Bilgileri: Sondan başa doğru eğitim bilgileri tarihleri ve mümkünse diploma notlarıyla yazılmalıdır. Alınan seminer ya da dış eğitimler varsa yine aynı formatta belirtilmelidir.

*İş deneyimleri: Yine eğitim bilgilerinin sıralandığı gibi sondan başa doğru tarih sırasına göre yazılmalıdır. Her bir iş deneyimi altına görev tanımları açıkça yazılmalı ve kime bağlı olduğu belirtilmelidir. Farklı sektörlerde iş deneyimleri varsa öne çıkarılmak istenen deneyimin üste yazılması daha uygun olacaktır. İlgili işteki deneyim çok detaya inmeden anlatılırken, diğer ilgisiz olan iş deneyimi ya çok kısaca geçilmeli ya da CV’de fazlalık yaptığı düşünülüyorsa yazılmaması daha mantıklı olacaktır. Eğer yeni mezunsanız ve iş deneyiminiz yoksa yapılacak birkaç düzenleme var. Öncelikle okuldayken varsa staj bilginizi mutlaka “deneyim gibi” değerlendirmeli ve kariyer bilgileriniz arasına girmeniz gerekmektedir. Eğer stajınız yoksa, iş arama sürecinde staj yapacak yer aramanız hatta bu adımı, üniversiteden mezuniyet öncesinde halletmeniz, size mezun adaylar arasında öne çıkmanızı sağlayacak çok büyük bir avantaj olarak görmelisiniz.

TAKTİK HATALARA DİKKAT!

Stajyer olarak girilen pek çok işyeri daha sonra size iş kapısı olarak açılabilir. Ayrıca, mantık hataları içerisinde şöyle bir örnek verebiliriz. Özel sektörde bir iş ilanına başvurmuşsak,  CV’miz içerisinde girilen devlet memurluğuna yönelik yakın tarihli bir sınav bilgisi (KPSS vs) sizin kamu kurumlarında çalışma isteğiniz olduğunu satır aralarında ifade edecek ve işe alınmanıza engel olabilecektir.

Özetlersek; tarih tutarsızlıkları, sıralı olması beklenilen eğitim ve iş tecrübelerinin karışık verilmesi, yazı tipi ve başlıkların göze hoş gelmeyecek şekilde düzensiz olmasından bahsedebiliriz.

-Aynı soruyu mülakat için de sormak istiyorum. Mülakata gelenler hangi hataları yapıyorlar?

Biz IK’cılar yıllardır doğru işe, doğru zamanda, doğru adayı bulmak için çalışır dururuz. Adayla ilk göz göze geldiğimiz andan uğurlamaya kadar geçen sürede onu tanımak bizim işimizdir. İlk izlenimin önemli olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Buna görüşmeye vaktinde gelmekten, adayın giyim tarzına, ses tonu ve konuşma şekline kadar tüm süreci dâhil etmekteyiz. CV’si çok güzel olup kendini hiç anlatamayanlar veya tam tersi CV’si muhteşem olmayıp kendini çok iyi pazarlayan adaylar, adaylarımız..

İŞ BAŞVURUSUNDA MÜLAKAT HATALARI

Kiminin kendinden emin olmayan duruşu, bakışı, konuşurken göz temasından kaçınması, kiminin tokalaşma anındaki bizlere verdiği o enerji (olumlu ya da olumsuz), kimininse kendini ifade ederkenki alaycı tavrı ya da umursamaz görünmesi.. Bunların yanında kılık kıyafetini önemsememiş olması, traş olmadan gelmesi, ağır makyaj yapmış olması, çok kısık sesle konuşması ya da çok yüksek sesle konuşması, sinirli agresif yapı sergilemesi, ayrıldığı şirketlerini ve yöneticilerini kötülemesi, hedeflerinin olmaması, kendini doğru ifade edemeyişi, tutuk olması gibi bir çok olumsuz tavrı, düşünceyi ve düşünceyi ifade ediş şeklini örnek verebiliriz. Özellikle Z kuşağının ortaya çıkmasıyla bunlara daha fazlası ekleniyor..

-İş başvurusunda bulunanlara ya da bulunacak olanlara tavsiyeleriniz neler olabilir? Neleri mutlaka yapıp neleri mutlaka yapmasınlar?

Öncelikle kendilerini doğru ifade edeceklerine inandıkları etkili bir CV hazırlamalılar. Sonrasında ise CV’lerini doğru firmalarda doğru pozisyonlara ulaştırabilmek adına iletişim kanallarını efektif kullanmalı, profesyonel ağlarını genişletmelidirler. Günümüzde ne kadar kariyer portalları hala kullanılsa da güçlü insan ilişkileri ve profesyonel ağ ile daha çok adaylara ulaşıldığını söyleyebiliriz. Şirketler arası referans kanallarının güçlü olması önemli. Artık firmalar tanıdık, öneri bir diğer adıyla referans aracılığıyla aday bulma konusunda bir adım daha öne çıktı. Bu nedenle adaylar insan ilişkilerini iyi tutarak profesyonel ağlarını genişletmelidir. Görüşmelere muhakkak hazırlanarak şirketi araştırarak gitmelidirler. Her iş görüşmesi birer tecrübe ve kendinizi göstermek için bir fırsattır.

Görüşmeye gelen adaylarımız şunu asla yapmasın:

Özensiz bir CV, gelişigüzel hazırlanılmış ve gelinmiş bir iş görüşmesi, görüşme esnasında soruların geçiştirilmesi, anlaşılmaması, net konuşulmaması, firmayı araştırmadan görüşmeye gelmek, pozisyonun içeriğini anlamamak, adayın pozisyonla ve şirketle ilgili herhangi bir merakı olmayışı biz IK’cılar için uygun aday niteliği taşımamaktadır.

-Zayıf hazırlanmış bir CV’ye sahip ama iyi bir mülakat performansı sergileyen kişinin mi daha fazla şansı var; yoksa iyi bir CV’ye sahip ama zayıf bir mülakat performansına sahip kişinin mi?

Z KUŞAĞI FARKI

Bu konu tartışmaya çok açık. Nice ODTÜ, İTÜ mezunu (istisnalar kaideyi bozmaz, genellemeye girmeyen aday eminim ki vardır) adaylarımızın, işinde uzman, dopdolu bir CV ile karşımızda olan deneyimli adaylarımızın kendini iyi ifade edemeyişi, iletişim eksikliği durumlarıyla çok karşılaşıyoruz. CV’si çok etkili olmayıp konuştuğunuzda bu CV bu adayın mı diye düşündüren mülakatlarla da karşılaşabiliyoruz. Z kuşağının hayatımıza girmesiyle bu durumu daha da fazla hisseder olduk.

Bu aslında çok ince bir çizgi, biraz sezgisel olmak taraf tutmadan realist düşünmek gerekiyor sanırım. Eğrisiyle doğrusuyla değerlendirmek gerek. Swot analizi işe yarayacaktır. Terazide adayın olumsuz tarafları çok da ağır gelmiyorsa denemek de fayda olabilir. Çok da kritik olmayan pozisyonlarda mülakatı çok etkili geçmeyip, iş esnasında değerlendirip görelim dediğimiz adayların bizi mahcup edip şaşırttığı zamanlar da olmadı değil. Kim bilir belki sizin de kilit adam rolünü verdiğiniz çalışanlarınızdan biri de olabilir.

-Grup çalışmasına uyum kriterini ne derece önemsiyorsunuz?

Bireysellik de önemli fakat günümüzde artık şirket içinde takım çalışması olmadan yapılmayan ne bir iş ne de departman kaldı. Herkesin yaptığı iş artık birbirini etkiliyor. Bu sebeple takım çalışması birlikte çalışabilme bir ekibin içerisinde rol alabilme biz IK’cılar için önemlidir. Aday takım içinde takımın oyuncusu olmayı mı seçiyor yoksa takımı yönetmeyi yönlendirmeyi mi? Baskı ve hakimiyeti mi seviyor yoksa yönlendirilmeyi mi? İkisi de gerekli ve önemli. İş bitirici mi emir adamı mı? Tüm bunları iyi analiz eder ve bilirseniz çalışanlara vereceğiniz görev ve sorumlulukları da doğru paylaştırabilirsiniz diye düşünüyorum.

-Diyelim ki kişi, grup çalışmasında yeterince başarılı değil hatta uyumsuz ama çok yetenekli… İşverenin ya da sizin bu konudaki tercihi nasıl olur?

EKİP ÇALIŞMASINA UYUM SAĞLAYAMAYANLARIN DURUMU

Bu konuda çalışanların hemen üstünü çizmek ve kaybetmek yerine kişileri kazanmaya bakmalıyız derim ben. Çalışan bu konuda gerekli eğitimlerle ve yönlendirmelerle desteklenmeli, doğru geri bildirim verilmeli. Kişi bu durumundan memnun mu yoksa memnuniyetsizliği var da kendini bir türlü bu konuda geliştiremiyor mu; önce bunun irdelenmesi gerek. Sadece bireysellikten yanaysa ve gelişime kapalıysa işi aksatmadığı düşünülüyorsa çalışmaya devam edilmesi durumunda onu öyle kabul edip başarılı olduğu bireysel konular verilmeli. Takım çalışması olmazsa olmaz olan bir pozisyondaysa ve bu şekilde bir görev tanımı varsa kendisine bir an önce doğru ve etkili bir geri bildirim verilerek gelişime açık ise eğitimlerle desteklenmelidir.

-Biraz da kavramsal konulara girelim isterseniz. İK konusunda son yıllarda öne çıkan kavramlar var mı? Varsa yeni kavram ya da kavramları biraz açar mısınız?

Dijitalleşen, internet dünyasının derinleştiği dünyada IK da Dijitalleşiyor. Şu sıralar Dijital IK gündemde. Teknoloji hızını ve gelişimini artırdıkça; dijitalleşen dünyada yaşam, çalışma ve iletişim biçimlerimiz yeniden yapılanıyor. İş dünyasının, dijitalin hâkimiyetine girmesiyle kurallar yeniden yazılıyor. Şirketler dijital ve mobil uygulamaları İnsan Kaynakları süreçlerine hızlı adapte ettiklerini ifade ediyor. Ancak iş dünyasını baştan aşağı dönüştürecek bu yenilikçi teknolojiler dijital bir işgücünün geleceğine işaret ediyor. Dijital bir dünyada kuralların yeniden yazılması için ise, insan kaynakları fonksiyonlarının buna öncülük etmeleri ve dönüştürücü teknolojileri işgücüne ve de organizasyonlarına entegre etmeleri gerekiyor. Türkiye’deki şirketlerin ise bu konuda daha atması gereken çok adım var diye düşünüyorum.

KARİYERİNE İK’CI OLARAK DEVEM ETMEK İSTEYENLER

-Kariyer olarak İK alanını seçmek isteyen gençlere önerileriniz neler olabilir? İyi bir İK’cı nasıl olunur?

İyi bir IK’cı aslında insancıl ve barışçıl olandır. Bunu yaparken dengeyi kaybetmemeli ve bakış açısı geniş olmalıdır. İnsan İlişkileri iyi, iletişimi güçlü, iyi bir dinleyici, problem çözme yeteneğine sahip, organizasyon becerisi yüksek, sağduyulu, empati yapabilen, uzlaşmacı, stratejik bakış açısına sahip, objektif, ikna kabiliyeti yüksek, kararlı ve güvenilir olmalıdır.

-Hangi kişisel özelliklere sahip kişiler iyi İK’cı olur?

İnsan ilişkileri konusunda başarılı, empati yeteneğine sahip, soğukkanlı, agresif olmayan, aktif, ne istediğini bilen hedefleri olan, sıcakkanlı, yerine göre politik, gizlilik kurallarına uyabilen, çalışanın-işveren dengesini koruyabilen, her tip insanla anlaşabilen, uyumlu, sözünü geçirebilen, yaptırım gücü yüksek, kendini geliştirebilen yeniliklere açık, sonuç ve çözüm odaklı, iş bitirici.

-Peki, sizce hangi özelliklere sahip kişiler hiç İK’cı olmasın?

Bu özelliklerin tam tersi diyebiliriz genel olarak agresif, insanlarla iletişimi sevmeyen, empatiden yoksun, içine kapanık, egosal sorunları olan, sorun odaklı, huysuz ve aksi insanlar IK’cılığa soyunmasın.

KİOSKLA.CO/ÖZEL

1 Yorum

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen bir isim girin