Sonbaharda Vizyona Girecek Fantastik ve Bilim Kurgu Filmler

Bu sonbaharda vizyona girecek olan 14 tane birbirinden iddialı fantastik ve bilim kurgu filmi

Sonbaharın gelişiyle birlikte, havalar serinlemeye başlıyor ve insanlar dışarı çıktıklarında kapalı alanları daha sık tercih etmeye başlıyor. Özellikle sinemayı tercih edenler için, bu sonbaharda birbirinden iddialı 14 adet film vizyona giriyor. Biz de bu filmleri sizler için kioskladık.

The House with a Clock in Its Walls

Lewis Barnavelt, ailesinin ölümünün ardından gizemli amcası Jonathan’ın yanına Michigan’a gönderilir. Amcasını tanımaya çalışan Lewis, kısa sürede onun bir büyücü olduğunu keşfeder ve büyülü bir dünyaya adımını atar. Bu güç sadece iyi insanların elinde değildir. Kötü bir büyücü olan Isaac Izard, kıyametten sonra neler olacağını merak etmektedir. Bunun için de kıyamete neden olmak ister. Lewis, Isaac Izard’ın bu isteğini öğrenmiştir. Isaac amacını gerçekleştirmek için kara büyülü bir saat yapar. Saat var olduğu sürece ilerleyecek ve kıyamet gününe gün sayacaktır. Saati Jonathan’ın evine saklayan Isaac zaman dolmadan önce ölür. Lewis ve amcası Jonathan zaman dolmadan ve saat Isaac’ın karısı Selena’nın eline geçmeden onu bulmak zorundadır. Film, Eylül ayının son haftası vizyona girecek.

The Predator

Predator, tehdit altında olan insan ırkını, ölümcül Predator ırkından korumaya çalışan bir ekibin mücadelesini anlatıyor. Küçük bir çocuğunun yaptığı yanlışlık, evrenin en ölümcül avcıları olan Predator ırkının gezegene geri dönmesine neden olur. Onlar artık hiç olmadığı kadar güçlü, zeki ve ölümcüldür. Irk kendilerini diğer türlerden topladıkları DNA örnekleri ile oldukça geliştirmiştir. İnsanlık büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır. İnsan ırkının sona ermesini ise sadece eski askerler ve hoşnutsuz bir fen öğretmeninden oluşan uyumsuz bir ekip engelleyebilir. Film, ülkemizde 14 Eylül’de vizyona girecek.

Beyond the Sky

Uzaylı istilaları, uzaylılar tarafından kaçırılan insanların öyküleri ve uzaylıların varlığı iddialarını çürütmek için yola çıkan bir belgeselcinin hikayesini konu edinen film, meraklılarının keyifle izleyeceği bir yapım. Film, 21 Eylül’de vizyondaki yerini alacak.

Venom

Eddie Brock hırslı bir muhabirdir. Sevgilisinin çalıştığı araştırma firmasının sahibi de peşinde olduğu hikayelerden biridir. Kötü niyetli ve kendi amaçları doğrultusunda hareket eden bu adamın hikayesinin peşinde koşarken, Eddie, sadece simbiyoz hâlinde yaşayabilen ve adrenalinle beslenen uzaylı bir organizmanın firma tarafından keşfedildiğini ve insan deneklerle birleştirilmeye çalışıldığını öğrenir. Ancak araştırmasında fazla ilerleyen Eddie, Venom adı verilen bu organizmanın sıradaki taşıyıcısı olur. Bir yandan vücudunu ve zihnini kontrol altına alan organizmayla mücadele eden Eddie, bir yandan da firma sahibinin kendisini öldürmesi için gönderdiği kişilerden kaçmalıdır. Film, 5 Ekim’de ülkemizde vizyona girecek.

First Man

Ay’a ilk ayak basan insan Neil Armstrong’un NASA temelli aya gidiş görevini konu alacak olan yapımın yönetmenliğini 6 Oscar ödüllü Aşıklar Şehri’nde birlikte çalışmış olan ve 2017 yılının Akademi Ödülleri’nde En İyi Yönetmen ödülüne layık görülen Damien Chazelle üstleniyor. Film ünlü astronotun 1961-1969 yılları arasına odaklanıyor. Film, 12 Ekim’de vizyondaki yerini alıyor.

The Nutcracker and the Four Realms

Genç Clara’nın istediği tek şey bir anahtardır. Bu eşi benzeri olmayan anahtar, vaftiz babası Drosselmeyer’ın ona geleneksel parti sırasında verdiği ve hayata zamansızca veda etmiş olan annesinin paha biçilemez altın tarağını bulunduran kutunun anahtarıdır. Ancak bu anahtar garip ve esrarengiz bir paralel dünyada kaybolmuştur. Clara bu paralel dünyada bir fare çetesiyle, Çiçekler Ülkesi, Tatlılar Ülkesi, Kar Taneleri Ülkesi olmak üzere 3 boyuta hükmeden hükümdarlarla ve yolculuğunda ona eşlik edecek olan Phillip isimli bir askerle tanışır. Clara ve Phillip, despot Zencefil Anne’nin yönetimindeki 4. boyutta da anahtarı aramak ve dengesi bozulmuş olan paralel evrene denge getirebilmek için cesur olmalıdır. Film, 1 Kasım’da vizyonda.

Fantastic Beasts: The Crimes of Grindewald

Karanlık büyücü Gellert Grindelwald, Newt Scamander’ın da yardımıyla Amerika Birleşik Devletleri Sihir Kongresi (MACUSA) tarafından yakalanır. Ancak kaçmayı başaran büyücü, kendine, gerçek niyetinden habersiz olan müritler toplamaya başlar. Asıl planı; büyü dünyasından uzak olan canlıların hepsine hükmedecek olan safkan büyücüler yetiştirmektir. Karanlık büyücünün planlarını bozmak isteyen Albus Dumbledore, eski öğrencisi Newt Scamander’dan yardım ister. Önündeki tehlikenin farkında olmayan Newt, gerçek dostluklar ve aile bağları konusunda bile sevgisinin ve sadakatinin test edileceği bir yola girecektir. Filmin vizyon tarihi ise 15 Kasım.

Mortal Engines

Medeniyeti yok eden büyük felaketin ardından yıllar geçmiştir. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. İnsanlar kendilerine yeni bir yaşam biçimi geliştirmiştir. Yeryüzünde hareket eden büyük şehirler, daha küçük olan kasabaları vahşice yağmalamaktadır. Tom Natsworthy, yürüyen büyük şehirlerden olan Londra’nın alt sınıfındandır. Tehlikeli kaçak Hester Shaw ile karşılaşan Tom Natsworthy artık hayatta kalmak için savaşmak zorundadır. Bu iki farklı insan hayatın değişmesine neden olan bir ittifak kurar. Film, 13 Aralık’ta izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

Spider-Man: Into the Spider-Verse

Spider-Man hayranlarının merakla beklediği Spider-Man: Into the Spider-Verse, ülkemizde 13 Aralık’ta vizyona girecek.

Mary Poppins Returns

Film, 1930’larda Londra’nın Büyük Buhran döneminde geçiyor. İlk filmin sevimli minikleri Michael (Whishaw) ve Jane (Mortimer) artık büyümüşlerdir. İkili, Michael, üç çocuğu ve kâhyaları Ellen’la (Walters) birlikte Cherry Tree Lane’de hayatlarını sürdürmektedirler. Ancak acı bir olay yaşanır ve Michael kişisel bir kayıp yaşar. Bu olayın ardından esrarengiz dadıları Mary Poppins (Blunt) tekrar Banks’lerin hayatına girer. Bu süreçte Poppins, iyimser sokak lambası yakıcısı Jack’le (Miranda) birlikte eşsiz sihir becerilerini kullanarak ailenin hayatlarında eksik olan mutluluk ve merak hissini yeniden keşfetmelerine yardımcı olacaktır. Poppins’in eksantrik kuzeni Topsy (Streep) dahil olmak üzere renkli ve tuhaf karakterler de bu süreçte eğlenceli bir yol sunacaklardır. Film 27 Aralık’ta sinemalarda.

Alita: Battle Angel

Alita (Rosa Salazar) kim olduğunu veya nereden geldiğini bilmediği bir halde tanımadığı bi gelecekte uyanır. Şefkatli bir doktor olan Ido (Christoph Waltz) onu yanına alır ve cyborg görüntüsünün altında olağanüstü bir geçmişe sahip genç bir kadının kalbi ve ruhu olduğunu fark eder. Alita yeni hayatına alışmaya çalışırken, Doktor Ido da onu gizemli geçmişinden korumaya çalışır. Yeni arkadaşı Hugo (Keean Johnson) ise Alita’nın anılarını tetiklemesine yardımcı olmak ister. Bu sırada şehri yöneten tehlikeli ve yozlaşmış güçler Alita’nın peşine düşer. Eşi benzeri görülmemiş dövüş yeteneklerine sahip olduğunu fark eden Alita, geçmişine dair bir ipucu elde eder. Tehlikeli insanlarla karşı karşıya olan Alita, arkadaşlarının, ailesinin ve dünyasının kurtarılmasında kilit rol oynayacaktır. Film, 20 Aralık’ta vizyona giriyor.

 

Aquaman

Arthur Curry, Atlantis sualtı krallığının mirasçısı olduğunu öğrenir. Artık halkını yönetmek ve dünyaya bir kahraman olmak için ilerlemelidir. Gerilimin ustası ünlü yönetmen James Wan’ın yönettiği filmin başrolünde Jason Momoa, Amber Heard ve usta oyuncu Willem Dafoe yer alıyor. Filmin vizyon tarihi ise 27 Aralık.

BumbleBee

1980’li yıllarda tek başına kalan Bumblebee henüz çok gençtir. Nereye gideceğini bilemeyen ve kimsesi olmayan sarı auto bot Bumblebee 1987 yılında sürekli kaçmakta ve saklanmaktadır. Bu süreçte güvenli liman olarak sakin bir Kaliforniya sahil kasabasına sığınmıştır. Charlie ise 18 yaşına basmak üzere olan bir genç kızdır. Bir gün Bumblebee’yi harap halde keşfeder. Çalışma ihtimali olan bir külüstür gördüğünü zanneden genç kadın onu tamir etmek için kolları sıvar. Bumblebee’yi atölyesine götüren ve üzerinde çalışmaya başlayan Charlie, amacına ulaştığında ise bu arabanın sıradan bir “tosbağa” olmadığını keşfeder. Bumblebee ile arkadaşlık kuran Charlie, en yakın arkadaşına dönüşen auto botu peşindeki decepticonlardan koruyabilmek için onunla birlikte bir maceraya atılacaktır. Film 20 Aralık’ta bekleyenleriyle buluşacak.

 

Welcome to Marwen

“Welcome to Marwen” sanatsal hayal gücünün insanın ruhunu nasıl eski haline getirebileceğini fark eden yıkılmış bir adamın mucizevi gerçek hikayesini anlatıyor. Mark Hogancamp (Steve Carell) korkunç bir saldırıya maruz kalır ve hafızasını kaybeder. Hiç kimsenin iyileşmesini beklemediği Mark, eski ve yeni hayatındaki parçaları birleştirerek iyileşebileceği ve kahraman olabileceği harika bir şehir yaratır. Hayal dünyasının yardımıyla dudak uçuklatan bir sanat eseri ortaya çıkaran Mark, gerçek hayattaki zaferine de adım adım yaklaşır. Film 7 Şubat 2019’da vizyonda.

 

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen bir isim girin