Aramızdan Ayrılışının 78. Yılında Virginia Woolf’a Dair

  • 28 May 2019


25 Ocak 1882 tarihinde Londra’da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria Devri’nin tanınmış olan yazarlarından Sir Leslie Stephen’ın kızıydı.

Annesi ve babası daha önce başka insanlarla evlenmişler, ikisi de dul kaldıktan sonra ise tekrardan bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları olmuştu. O dönemde kadınların ikinci planda kalması sebebi ile Virginia okula gönderilememiş fakat babasının yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kız kardeşi Vanessa Bell ise daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Babasının kütüphanesinde kendisini geliştiren Virginia Woolf, 1895’te bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır.

1904’te babasını kaybettikten sonra kardeşleriyle Bloomsbury’ye taşınır. Bloomsbury grubu içerisinde sayısız ünlü edebiyatçıyı barındırıyor ve cinsel konularda özgürlükçü fikirleriyle tanınan bir grup entelektüelden oluşmaktaydı. Bloomsbury grubunda; John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler yer almaktaydı. O dönemde Woolf, 1909’da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. 1912 tarihinde ise Virginia Woolf Leonard Woolf ile evlenir. Leonard Woolf Virginia için bir basımevi kurar ve bu basımevi Virginia Woolf’un yazdığı kitapları yayımlatması için büyük bir fırsat sağlamıştır.

Perde Arası adlı romanını yazdığı dönemlerinde artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyordu ve yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin korkusuyla, ruhsal bunalıma girmiş ve 28 Mart 1941’de içinde bulunmuş olduğu bunalım sebebiyle daha fazla dayanamayıp, Ouse Nehri’ne ceplerine taşlar doldurarak intihar etmiştir. Virginia Woolf, gerisinde iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell için diğeri ise kocası Leonard Woolf içindi.

Leonard Woolf’a, 18 Mart 1941

Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum.

Dünya çapında tanınmış olan yazar; Mrs. Dalloway, Dalgalar, Kendine Ait Bir Oda, Orlando, Deniz Feneri, Perde Arası, Flush gibi kitaplarıyla herkesin dikkatlerini üstüne çekmiş ve bir çok yazara ilham kaynağı olmuştur. Kitapları elliden fazla dile çevrilmiş ve bu eserlerinden bir kısmı, Jorge Louis Borges ve Marguerite Yourcenar gibi tanınmış yazarlarca da çevrilmiştir.

Feminolojik dilin ustası olarak görülen ve kendine has üslubuyla edebiyat tarihinde yerini almış, öncül bir kadın olan Virginia Woolf’u 78. Ölüm yıldönümünde saygı ve sevgiyle anıyoruz…

İlgili Kategori Haberler

Yorum Yap