An'da Kalabilmek

  • 25 Ara 2020

Yaşadığımız süre boyunca kaçımız An’ın gerçekten hakkını vererek yaşayabiliyoruz? Ya geçmişteyiz ya da gelecekte? Peki ama neden? Geçmiş geçti bitti, gelecekse daha gelmedi, duruyor orada…



Yaşam koşullarınız, çevrenizdeki insanlar, çalışmış olduğunuz iş, uğraşlarınız sadece ama sadece zaman içinde var oluyorlar. Tüm bunların tamamı düşüncelerinize bağlı…Oysa hayatınız asıl gerçekliğinizdir, şuanda , An’da her şey var oluyor.

Geçmişte var olmak , o anıları hatırlamak size ne kazandırıyor? Hayatta var olabilme olgusunu gerçekten içinize sindirdiniz mi? Kendinizi , yaşadıklarınızı mı kabul edemiyorsunuz? An’ı yaşadığınızda geçmişinize ihanet ettiğinizi mi düşünüyorsunuz? Yoksa hayatta ilerlemekten mi korkuyorsunuz?  Kendinize doğru soruları sorduğunuzda cevabını eminim ki bulacaksınız.. Çünkü zihnimiz böyle çalışıyor. “Peki ama doğru soruları sormayı ya bilmiyorsam?” dediğinizi duyar gibiyim.

Tamam o zaman biraz daha derinlere inelim bakalım…

Geçmişte yaşadığınız o olay, hikâye, anı her neyse onu yaşadığınızda o an ne hissettiniz? Orada görmeniz gereken ne vardı? Hayat size neyi öğretmek istedi? Olaylara bir de bu gözle bakmayı deneyin. Aslında bizde ne yok biliyor musunuz? “Durumu aldım, kabul ettim, buradan bir ders çıkardım, farkındalığım arttı ve hayata devam ediyorum” inancını geliştiremedik biz. Hatalarımızdan ders alamıyoruz. Çünkü hatalarımızı görmüyoruz. Görmek istemiyoruz, çünkü bize de öyle öğretildi ya da zaman içinde yaşadıklarımız bizi böyle biri haline getirdi. Bu halimizden memnun muyuz bir buna bakmak lazım…

Bu durumun farkındaysak ve memnun değilsek değişim bizim için de başlamış demektir. Zira bunu görebilmek, gönül gözünün açılması çok başka bir şey.. Çoğu zaman o olayı yaşarken , içindeyken bunu göremeyebiliyoruz çünkü… Biz daha çok hayıflanmayı ve hayata sinirlenmeyi seçiyoruz. Bu şekilde olduğumuzda “Kurban” rolünü seçiyoruz. Kendi kendinize söylendiğinizde hemen o an durun ve aynada bir kendinize bir bakın. Nasıl görünüyorsunuz? Kızgın, üzgün, mutlu , mutsuz, sinirli, kırgın… Peki ama neden? Sizi bu şekilde hissettiren nedir? Almanız gereken ne ders var?

Unutmayın siz ne kadar sert olursanız hayat da size o kadar sert gelir, imtihanları ağır olur…Şimdi ise size soruyorum; 2020 biterken size verdiği mesajı alabildiniz mi?

Hayatınızda neleri var ettiniz, neleri çıkardınız? Çıkarmayı ve almayı göze alabildiniz mi?

Sorguladınız mı kendinizi?? Ama şöyle en acımasızından, eğrisiyle doğrusuyla kendinizle yüzleşebildiniz mi? İç hesaplaşmanızı yapıp, kendinizi kabule geçtiniz mi? Cevabınız “Hayır” ise hemen kolları sıvamanın vaktidir. Çünkü bu hayatta önce siz, kendiniz çok değerlisiniz. Haydi şimdi hemen şuanda kalkın ve harekete geçin…

En önemlisi de şu; İç sesinize kulak verin, onu dinleyin, kendinizi sevin ama lafta değil gerçekten sevin ve kendinizi kabule geçin..

2020 biterken sağlıkla, mutlulukla, huzurla, sevgiyle kalın...

Uluslararası Sertifikalı ThetaHealing Uygulayıcısı Dilşad KÖSEOĞLU

 

Yorum Yap

Yazarın Diğer İçerikleri

NEDİR BU THETA HEALİNG DEDİKLERİ?