Farkının Farkına Var

  • 5 Kas 2021

Hepimiz zaman zaman yaşadık bu durumu, belki de içinizden bazıları hala yaşıyor. Hayatın koşturmacasında bu duygularla sıkışıp kalıyoruz bir köşeye..



İç sesiniz neler söylüyor ona kulak verdiniz mi? Durup bir nefes aldınız mı hiç? Cevabınız “Buna zaman mı var tabiki de hayır”sa bugün bu konuyu bugün birlikte netleştirmiş olacağız. Birlikte birkaç duruma ve bununla birlikte gelen hissiyatlara  birlikte bakalım neler çıkacak…“Annem bana böyle davrandı ben o sırada kendimi çok değersiz hissettim”, “ne yaparsam yapayım yöneticim beni bir türlü görmüyor, takdir etmiyor, kendimi değersiz hissediyorum”… Ve bunun gibi daha birçoğu... Ne kadar tanıdık değil mi?

Çook eskilerde çocuklukta, gençlikte ya da ergenlikte ufak hayal kırıklıkları, kalp ağrıları kalmış olsa gerek.. Size bunu hissettiren ilk anı neydi? Ya da soruyu tersten de sorayım biraz beyin jimnastiği yapmış oluruz. Herkesin size değer verdiğini ve her şeyin yolunda gittiğini düşünün bir, yaşayın o anı, orada sizi rahatsız eden ne var? Neden korkuyorsunuz? Güvenli sandığınız o alan aslında güvensiz mi yoksa? Size birisi değer verdiğinde olduğunuzdan farklı olmaktan mı korkuyorsunuz? Değer nasıl bir şey sizce? Değer vermek, değerli olduğunu hissetmek, hissettirmek..

Peki siz bunların üzerine bir düşünün ben başka bir aydınlanma kapısı daha açayım sizlere…

“Annesi de böyle çekingendir”, “ayy tıpkı halası gibi çok korkak”, “ bizim çocuk çok sessizdir usulca gelir hiç duymazsın, konuşmayı pek sevmez”, “bizim kız öyle çok yemek yemeyi sevmez”  bu şekilde ne çok etiketleriz çocuklarımızı değil mi? Siz böyle söylediğinizde çocuk onu hemen alır ve yine kendisi öyleymiş gibi kendine güvenli alan oluşturup bununla yaşamaya başlar. Demek ki “ben gerçekten korkağım, kırılganım, yemek yemeyi sevmiyorum, beceriksizim, başaramıyorum” der. Peki gelelim bu çocuğun hayatın içinde yönünü bulmaya çalışırkenki durumuna: Arkadaşlarıyla dışarı çıktığında ailesi tarafından sürekli gideceği yere varabildi mi emniyette mi güvende mi başardı mı şeklinde sürekli kontrol ediliyor. Yeni bir şey denemek istediğinde “sen zaten yapamazsın boşver o işe kalkışma” diye geri bildirimleri alıyor. Bu sefer arkadaşları arasında kendine özgüvensiz, korkak, kırılgan biri olarak imaj sergiliyor . Toplum tarafından kabul görmediğini düşünüp değersizlik duygusuna kapılıyor. Büyürken öğrenilmiş çaresizlikler yaşıyoruz, evriliyoruz. Toplum, aile arkadaşlar tarafından kabul görülen genel geçer durumları yanlış ya da doğru sorgulamadan kendi düşüncelerimizmiş gibi benimsiyoruz.

Ne yapmalıyız ? Ebeveyn olarak çocuklarımızı yönlendirmede daha dikkatli olmalı, dengeli davranmalıyız. Yetişkin bir birey olarak ise kendimizde farkettiğimiz olumsuz durumları değiştirmek adına farkındalık yollarımızı genişletmeliyiz. Olaylara geniş bakış açısıyla bakmalı, olanı olduğu gibi kabul etmeli ve geleni anlamlandırmalıyız. Almamız gereken dersleri alarak yolumuza devam etmeliyiz. Tüm bunların temelinde ise kendini sevme, kendini kabul, kendi öz değerinizin farkına varma yatmaktadır. Farkınızın farkına varıp içinizdeki çocukla kavganızı sonlandırdığınızda inanın herşey daha da anlamlanacaktır. İşte tam da o an küllerinizden yeniden doğduğunuzu hissedeceksiniz. O halde içsel yolculuğunuzda kendinizle yüzleşmeye hazır mısınız? Anlatacak bir hikâyeniz varsa biz dinlemeye hazırız J

Uluslarası Sertifikalı Thetahealer Dilşad KÖSEOĞLU

Yorum Yap

Yazarın Diğer İçerikleri

Gerçekte Kimsiniz? Öz'e Dönüş
Karanlığın İçinde Bir Hayalet : Adı Korku
Kafamın İçinde Sesler Var: İçimdeki Ben
Öz Güvensiz misiniz, Yoksa Öz Güven ; “SİZ” misiniz?
Sev! Önce Kendini Sonra Kendine İyi Geleni
Yıl Oldu 2021
An'da Kalabilmek
NEDİR BU THETA HEALİNG DEDİKLERİ?