Gerçekte Kimsiniz? Öz'e Dönüş

  • 20 Oca 2023

Şimdi burada size Darwin’in evrim teorisi kuramlarından ya da varoluşçuluk felsefesinden bahsetmeyeceğim merak etmeyin 😊



Hiç oturup şöyle bir düşünebilme fırsatı yakalayabildiniz mi? Kendinize dair, gerçekliğinize ,varoluş sürecinize dair.. Gerçekte kimsiniz , neden buradasınız, varoluş amacınız nedir?

Sadece sorum şu: üzerine düşünüp, kafa yorup “benim bu hayata geliş amacım nedir?”, “ne için varım?” “misyonum nedir?” “var olduğum sürece neleri daha iyi yapabilirim , neleri yapamam?” “yapamadıklarım için üzülmeli miyim ya da ne yapmalıyım?” diye bir analiz yapabildiniz mi?  Eğer cevabınız “Hayır”sa endişe etmeyin, zira nefes alabiliyor ve yaşıyorsanız hala vaktiniz var demektir 😊

 Tekamül süreçlerimiz , deneyimlerimiz , büyüme sancılarımız, evrilmeler.. Bazılarımızda farklılık gösterir bazılarımızda ise benzerdir. Varoluş Öz’den önce gelir.Herkes var olabilir ama bir Öz’e sahip olamayabilir , ÖZ’ünü kaybetmiş olabilir. Aslolan ise varoluşunun içindeki gerçekliği görüp Öz’ünü anlamaya çalışmak. İşte ancak o zaman omzunuzdaki yükler biraz olsun hafiflemeye başlar ve kalbinizin genişlediğini, ferahladığını ancak o zaman biraz biraz hissedebilirsiniz.

İnsanoğlu neden hep olumsuza odaklı, sürekli kaygı ve endişe içinde diye sorgulamak gerekir.

Yüzyıllardır hep bize dayatılan şey şu: Bir durum, olay ya da bir insan asla iyi olamaz, olmamalı, olursa bir sorun var demektir. Zaman içinde aslında insana sürekli olumsuzdan beslenmesi gerektiği öğretildi ve Öz’ü unutturuldu.  Büyüklerinizden muhakak duymuşsunuzdur ya da kendiniz de deneyimlemişsinizdir: “Çok gülersem ağlarım” ya da  “bak çok güldüm bugün o yüzden başıma bu geldi” Bu, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde öğretilen olumsuz düşünce kalıplarından sadece bir tanesi. Bunun gibi daha birçoğu her gün her saniye çevremizde.. Peki bu düşünce kalıplarından nasıl kurtulacağız ya da kendimizi olumsuzdan nasıl olumluya çevireceğiz derseniz cevap aslında çok basit ancak uygulaması zaman alabilir. Takdir edersiniz ki çok uzun senelerdir hep aynı düşünce kalıplarıyla yaşamış birinin değişmesi maalesef öyle bir gecede olmuyor 😊 Yavaş yavaş adım adım her gün kendimizi nasıl yenileriz buna bakmak gerekir.

Negatif bir düşünceye kapıldığınızı fark ettiyseniz durun ve bir ara verin. Onu uzaklaştırmak için kendinizle mücadele etmeyin. Karşı koymak düşüncelerinizin yoğunluğunu daha da artırabilir ve bir kısır döngünün içine girmenize sebep olabilir. Böyle durumlarda Budistlerin dediği gibi “Teslim olun.” 

Olumsuz bir düşünce cümle haline dönüştüyse heme onu farkederek olumlu cümle kalıbına dönüştürün. Farkındalığınız artacaktır.

Örneğin; Bunu yapmak benim için çok zor.” cümlesi yerine
“Şuan yeni bir deneyim yaşıyorum ve öğreniyorum, bu da bir süreç. Kendime zaman veriyorum”

“Çok büyük bir hata yaptım ve herkes bunu gördü.” yerine

“Herkes hata yapabilir. Ben de yaptığım hatalardan ders çıkararak yoluma emin adımlarla devam ediyorum.”

 “Çok yalnızım” yerine” yalnız değilim, kendime sahibim. Beni seven bir ailem var”

Esasında tüm bunların temelinde Şikayetten Şükür’e geçmek ve “Şükür” enerjisini çoğaltmak yatıyor.

Zira insan da dahil olmak üzere herşey enerjiden oluşur.Enerjimiz ne kadar yüksek ve dengede olursa, auramız ne kadar genişlerse varoluşumuzun içindeki gerçekliği görebilmek de o kadar kolay olur. Yaşamda iyi olduğu gibi kötü de var. Herşey bir denge ve ahenk içindeyken güzel ve anlamlı. Yaşamda var olabildiğiniz süre boyunca Öz’ünüzü daima hatırlamak ve bulabilmeniz dileğiyle.

Thetahealer Dilşad KÖSEOĞLU

Yorum Yap

Yazarın Diğer İçerikleri

Karanlığın İçinde Bir Hayalet : Adı Korku
Kafamın İçinde Sesler Var: İçimdeki Ben
Farkının Farkına Var
Öz Güvensiz misiniz, Yoksa Öz Güven ; “SİZ” misiniz?
Sev! Önce Kendini Sonra Kendine İyi Geleni
Yıl Oldu 2021
An'da Kalabilmek
NEDİR BU THETA HEALİNG DEDİKLERİ?