Geçmişi Kabul Etmeden Bugünü İnşa Edemeyiz

  • 12 Eki 2026

Geçmiş yaşandı, değiştiremeyiz. Fakat geçmişi kabul etmeden de bugünü inşa edemeyiz.



Bazen hayatımızda bir şeyleri iyileştirmek, dönüştürmek isteriz. Daha iyi bir ilişki, daha iyi bir düzen, daha iyi bir yaşam, daha iyi bir toplum yaratmak isteriz. Fakat değişimin ilk adımını çoğu zaman gözden kaçırırız.

Gerçeği kabul etmek.

Herhangi bir şeyi düzeltmek, iyileştirmek istiyorsak önce eğrisiyle doğrusuyla kabul etmekle başlamak gerekir. Kabul edersek, düzeltebiliriz, iyileştirebiliriz. 

Tıpkı hasta olduğunu kabul etmeyen bir kişinin iyileştirilemeyeceği gibi. Tıpkı şişman olduğunu kabul etmeyen birinin zayıflayamayacağı gibi. Gerçekleri görmezden gelerek düzeltilmesi gerekenleri de düzeltemeyiz.

Hataları, yanlışları, defoları kabul etmek bir eksikliği değil tam tersi bir tamamlanmayı getirir. Kusurlu bulmadığınız bir şeyi düzeltemezsiniz. Ve elbette hiç birimiz kusursuz değiliz.

Belki de kusursuz olmaya çalışmak yerine, kendimizin daha iyisine ulaşmaya çalışmalıyız. Ve kendinizin daha iyisine ulaşmak istiyorsanız önce kusurlarınızı listeletmekle başlamanızı öneririm. Size ayna tutacak kişilere kusurlarınızı listeleterek kendi görmediklerinizi görmeye çalışabilir, akabinde kabul etmeyi deneyebilir ve sonrasında düzeltmeyi, iyileştirmeyi gerçekleştirebilirsiniz.

Burada önemli olan, bize ayna tutacak insanları da doğru seçebilmek.

Her eleştiren insan bize ayna tutmuyor. Bazıları yalnızca kendi görmek istediklerini, veya kendi önyargısını, kendi öfkesini ya da kendi eksikliğini bize yansıtıyor. Bu nedenle insanın çevresinde, gerektiğinde gerçeği söyleyebilecek kadar cesur, aynı zamanda bunu kırmadan, küçümsemeden ve kendi egosunu beslemeden yapabilecek kadar da vicdanlı insanların olması çok kıymetli.

Tıpkı insanın kendi sesini farklı duyması gibi, davranışlarını da farklı görmesi mümkün olabilir. İnsan bu, yanılsayabilir.

Bu sebeple ben bugüne kadar kendimi, ben şunları doğru yaptım diyerek değil, ben neleri yanlış yaptım sorusunu sorarak buldum. Doğrular cepte kalabilir. Mesele cepten yanlışları bulup çıkarabilmekte.

Elbette bu soruların cevapları her zaman hoşumuza gitmeyebilir. Ama belki de gelişim tam olarak burada başlıyordur. Çünkü insanın kendisiyle kurduğu en değerli ilişki, kendisini sürekli haklı çıkardığı ilişki değil. Gerektiğinde kendisine karşı da dürüst olabildiği ilişkidir.

Kendimize ayna tutabilmek, hatamızı kabul edebilmek, gerektiğinde özür dilemek, değiştirmek ve yeniden denemek elbette bir zayıflık değil. Aksine bence ciddi bir olgunlaşma göstergesidir.

Geçmiş yaşandı. Değiştiremeyiz.

Ama geçmişten ne öğreneceğimize, hangi yanlışı tekrar etmeyeceğimize ve bundan sonrasını nasıl inşa edeceğimize bugün karar verebiliriz. Belki de hayatın bize verdiği en büyük fırsatlardan biri budur. Bugündür.

Dünü değiştiremeyiz ama yarının nasıl olacağına dair seçimi bugün yapabiliriz.

Hayat bizleri aklı selim ve kalbi selim olacağımız yollardan yürütsün ve o yolda da aklı selim ve kalbi selim olanlarla karşılaştırsın.

Nezaket ve zarafet ile iletişimde kalalım. Kioskla kalın.

Yorum Yap

Yorumlar (3)

  • Profil Resim
    Leyla S.

    O kadar güzel ifade etmişsiniz ki okumaya doyamadım. Ve şu an muhteşem bir aydınlanma yaşadım. Çok çok teşekkürler.

    Cevap
  • Profil Resim
    İdris Kenç

    Diğer yazılarınız gibi ufuk açıcı benim için: Asıl mesele, başkalarının yanlışlarını görmekten çok, o yanlışların içinde kendi payımıza düşeni fark edebilmek. Bazen bir yazı, başkalarını değil, kendimizi sorgulamamız gerektiğini hatırlatır. Önemli olan da tam olarak bu sanırım ve yazınız buna dikkat çekiyor. Yüreğinize ve kaleminize sağlık…

    Cevap
  • Profil Resim
    Deniz T

    Çok güzel bir metin olmuş. Geçmişi kabullenmek iyileştirir 🌸

    Cevap

Yazarın Diğer İçerikleri

Bir Şey Olmaz
Bazen Susmak da Bir Cümledir
Güvende miyiz?
Hayatımıza İyi ya da Kötü Gelen İnsanları Ayırt Etmenin Yolları
Dün Yapılan Seçimlerin Sonuçları Bugün Yaşanıyor
Zor Zamanlar, Büyük Acılar ve Birbirimize Kenetlenme Zamanı
Fonda Hep Mi Ünzile Çalacak, Hiç Mi Bitmeyecek
Kız Kardeşlikler ve Hikayeleri Daima Çok Özeldir
Eğer Bir Seçim Yoksa Sonuçlarına Katlanabileceği Bir Yaşam da Olmamalı
İletişim Yetinizin Hakkını Verebiliyor musunuz?
Biz Olduğunuzda
Başarı Dediğin Şey
Kadının ve Türk Kadınının Değeri
Ne Menem Bir Duygudur Şu Kibir
Bende bu toplumun bir kadın üyesi olarak dile gelmek istedim.
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü
İnsanlığın En Masum Hali
Kutlamalar Yetmez